ey can!..
biz nasıl istersek hayat bize onu sunar...


6 Ocak 2016 Çarşamba

HAYALLERİN MUCİDİ İNSANLAR / Aleyna MUSLU

   Hayal kurmak her ne kadar gerçekleşmesi istenen şeyi zihinde canlandırmak olarak tanımlansa da bu kadar kolay olduğunu düşünmüyorum. Bazen hayal kurarken bile bu olmaz deyip hayalimden çıkarıp attıklarım var benim…  Ama hayal kurmak denince de üstüme tanımam. Hayallerinde benim kadar uçan, benim kadar kaçan, benim kadar zengin olan göremezsiniz.

    Hayaller kuruyoruz sonunu bilmeden. Saatler sonra ne olacağını bilmeden,  yıllar sonrasının hayalini kuruyoruz. Bazen gerçekleşmeyeceğini bildiğimiz halde kuruyoruz hem de.  Hatta resmen film senaryosu haline getiriyoruz. Gözlerimizi kapatıyoruz. Başlıyoruz senaryoyu yazmaya, çizmeye. Olmayan mekânlarda geçiyor olaylarımız, bazen dışarı çıkmamızın mümkün olmadığı saatlerde. Kiminle istersek onunla oluyoruz, onunla dolaşıyor, onunla konuşuyor, onunla savaşıyor, onunla barışıyoruz. Yani anlayacağınız her şeyi onunla yapıyoruz. Bazen yanımıza gelmesi mümkün olmayan kişileri bazen de yanımızda olduğu halde dokunamadığımız kişileri ortak ediyoruz hayallerimize. Başka bir dünyaya geçiş yapıyoruz. Kimse bize karışmıyor hatta herkes biz ne istersek ne dersek onu yapıyor. Seviniyoruz, üzülüyoruz, şaşırıyoruz, deliriyoruz. Ama hepsine biz karar veriyoruz. Bazen kısacık sürüyor bazen uzayıp gidiyor. Hatta bazen uyuyup kalıyoruz hayal kurarken. Ne kadar bilinçaltımıza işliyorsa artık rüyamızda kaldığımız yerden devam ediyoruz hayallere. Sonra sabah oluyor. Açıyoruz gözlerimizi. Hayata kaldığımız yerden devam ediyoruz. Çünkü acı ya da tatlı bir hayatımız var. Hayal olmaktan uzak, kimisinin yaşarken mutlu olduğu kiminin yaşamaya mecbur olduğu bir hayat.

   Evet, hayaller güzel. Hayal kurarken yaşadığımız o anın bitmesini istemeyecek kadar güzel ama yaşamamız gereken bir hayat var. Hoşumuza gitmeyen bir hayatsa şayet bunu güzelleştirmek bizim elimizde. Hayatı da hayaller kadar güzel kılabiliriz bence. Hayalleri kuran da hayatları kuran da biz insanlarız çünkü…

   ****                                                                                                                                                                                                                             
ALEYNA MUSLU:  1997 Kırıkkale doğumlu Aleyna Muslu'nun, Monami Pastel Boya’nın düzenlemiş olduğu resim yarışmasına birincilik ödülü var.   
Afyon Kocatepe Üniversitesi – Okul Öncesi Öğretmenliği bölümünde okuyor.   

ÖZLEMİŞİM. HAYAL CEPLERİMİ YOKLADIM / Gülşen DEM


Özlemişim. Hayal ceplerimi yokladım. Aradığımı bulamadım.
Sanırım gelirken bavula sığmadı diye kestirip attığım hayallerim
giderken bana dair bir çok şeyi beraberinde götürmüş. O an
bu şehrin sokakları bana yabancılaştı.  Anladım ki; benim köşede
bırakılacak hayallerim yokmuş. Hayallerin önemsizi yokmuş.

Gece gökyüzüne hakim olmaya başladı. Yıldızlar aniden parladı.
Arkama yaslanıp yıldızları seyretmeye başladım. Hepsinin ayrı
bir duruşu vardı. Küçük Prens’in gökyüzündeki  gülüşünü duyabilmek
için kulak kesildim. Duyamadım. Sanırım Küçük Prens gülüşünün
acısına dayanamayıp hayata küsmüştü. Bazı yıldızlar ise çok benim içindi.
Benimle gülüyorlardı. Aslında izlemek istediğim şey yıldızlar değildi.
Hayallerimin gökyüzündeki dans edişiydi. Gökyüzünün hala
tanımlayamadığım renkleri; belki de hayal buydu.

Gözlerim çok yorulmuştu. Uyumak için eve gittim. Radyoyu açtım.
Kafamı yastığıma koydum. Kulağıma bir şarkı geldi; kalbime işledi.
İşte ben Sezen Aksu’nun git ile gitme dediği iki saniyelik boşluktaydım,
bütün umudumu oraya saklamıştım. Hayal ile hayat arasındaki ince çizgide
kaybolup gittiğim günden beri yaşamın belirsizliğini üstümden
atamamıştım. İşte ben bu belirsizlikten ibarettim. Hayalle gerçek arasında
asimile olmuş bir kadındım. Gerçekleri kabullenmeyen ısrarcı
tutumum beni hayaller alemine misafir etmişti.

Hayal etmek insanın var olmak için yaptığı bir savaştır. Kazanan
kendini bulur; kaybedense “diğer insanlar” kategorisine eklenir.
Hayat öyle ya da böyle devam eder; yarım kalanlara rağmen… 


  GÜLŞEN DEM: 1997  Bursa’da doğumlu  Gülşen Dem, Afyon Kocatepe Üniversitesi – Okul Öncesi Öğretmenliği bölümünde okuyor.

6 Aralık 2015 Pazar

4 Kasım 2015 Çarşamba

BİR GÜNEYDOĞU AĞIDI / GÜLTEN AKIN

 İlk bu sabah
İlk bu sabah göğü görmedim
İlk bu sabah kaysı çiçeklerini
Hüzün ilk kez konuk gibi gelmedi
Efendim, ev sahabım
Karacamı suya indiremedim
Şahanım uçurdum döndüremedim
Dağlar
Enikli kapılar kitlendi
Taş avlular sustu, ben sustum
İlk kez bekledim ölümü
Dostu bekler gibi bekledim
Dağlar
Benim acım acıların beyidir
Canıma bir doru kısrakla gelir
Öfkeyi sabırda eritir
Umut yer
Suyunu gözümden içer bir zaman
Dağlar of dağlar
Gülten AKIN

16 Haziran 2015 Salı

28 Şubat 2015 Cumartesi

15 Şubat 2015 Pazar

"Sadece acı tanır kendini, başkasına bir şey bırakmadan..."
Semiha Kavak

2. I S S I Z L I K    S Ü R Ü S Ü

Sıcak bir buğu düşürdüler ceplerinden, kışın gelişini
gözlerime yıkan gölgeler, ölüme giderken. Sonuna vardım
ufuk renginin, gündüz rüyalarımda gördüğüm. Gün sayıyor
kör eşgalim. Sönüyor gülüşüm, gülün bağrında ikindi vakti.
Zaman çağlıyor, ömrümü biçmeden. Çölde ıssızlık sürüsü
gecelerim. Pencerelerden akan yollarda usulca büyüyor
hüzün. İsyan dumanları. Bir kıyı, boğulduğum. Suçluyum.
Talan edilmiş sokaklara yeleler taktım, yenilgilerimi
asmak için. Korku salmış düş dudaklarına. Üzgünüm.

Kaan İNCE

KALBİM

 bir dağ başı kuytusunda kırılan çiçek
iner senin ırmaklarında yunar
çünkü kalbim
acıyı sevdaya dönüştürmek 
hünerin senin
Aydın YALKUT

13 Aralık 2014 Cumartesi

SAATLERİM


İnsan oldum kaya oldum
İnsanda kaya oldum kayada insan
Havada kuş oldum kuşta gökyüzü
Soğukta çiçek, güneşte nehir oldum
Şebnemde parlayan şey
Kardeşçesine yalnız kardeşçesine hür
Paul  ÉLUARD
Çeviri: Cahit Sıtkı TARANCI

YÜZYILLIK PERDE okuyucusu ile buluştu...

23 Kasım 2014 Pazar

Ayna İnsan 13. sayısıyla okurla buluşuyor.




Derginin 13.sayısında; Prof. Dr. Asım Yapıcı, Remzi Karabulut, Yahya İncik, Semiha Kavak, Yunus Develi, Deniz D. Şimşek, Ömer Akşahan deneme, öykü, inceleme yazılarıyla; Salim Nacar, Ersun Çıplak, Nevzat Konşer, Ferda Balkaya Çetin, Selma Özeşer, Merve Akbaydoğan, Sema Enci, Oktay Şafak, Seyit Pelitli, Rukiye Taşkın, S İclal Tiryaki, Ercan Bulut, Mustafa Yalçın, Hasan Özlen, Kadir Bıyıklı, Kubilay Bürgan şiirleriyle katkıda bulundular.

Ayna İnsan, İz Bırakan Şairler bölümünde Anne Sexton'u andı.

14. sayıda buluşmak dileğiyle…

İçindekiler
Ayna İnsan/Sunuş
Prof. Dr. Asım Yapıcı: Coşkunluk ve Suskunluk Sarmalında "Lili"nin Dirilişi
Remzi Karabulut: Benim de Önemli Öykülerim Var
Yahya İncik: Bir Şiir Fetişisti Edip Cansever ve Şekerli Gerçek
Yunus Develi: Picasso'nun Elleri
Semiha Kavak: Yeni Umutların Gölgesinde Dönüş Yolu
Ömer Akşahan: Yenik Düşürülmüş Zaman: Balthus
Deniz D. Şimşek: Fazla Esma'lı Öykü

Ve şiirleriyle
Salim Nacar: Üç Lirik
Ersun Çıplak: Yolculuk Duası
Oktay Şafak: Sarhoş Liman
Seyit Pelitli : y
Nevzat Konşer: Karanlığın Önünü İlikle Oğlum
Merve Akbaydoğan: Çöl ve Su
Ferda Balkaya Çetin: Boşluk
Selma Özeşer: Espas
Mustafa Yalçın: Melani
Sema Enci: Kavuşma
Rukiye Taşkın: Kır Kırılmışlığını ve Otur Yanıma Moya
Kadir Bıyıklı: Ne Eksikse Hayattır
Hasan Özlen: Mükerrer Kanayış
Ercan Bulut: Başkarakter
Kubilay Bürgan: Perili Oda
S İclal Tiryaki: Kabuğun Sırrı

7 Kasım 2014 Cuma

KIŞ VE POETİKA


perdeleri çek uzun uzun konuşalım bu kış ey sevgili
elhan-ı şita bir cenab'ı kuş unutsa bahar hatırlar ey sevgili
karda yürür güneşe ray döşer ya çocuklar kalbim ray işte
babamdan öğrendiğim türküleri sen mırıldan ey sevgili
kan acıyı acı kanı ayartır budur belki de aşkın poetikası
dünya saatinde elma kes elinle kalbimi dinle ey sevgili
ocak pavese şubat rilke mart mallarme'ya, içime eğil
bu kış kıssalar anlatıp uzun şiirler yazmalıyım ey sevgili
"ilk nefeste yarılanır cıgaram" dese ahmed arif, bahar gelse
bardakta bekleyen su dahil her suda taş sektirsek ey sevgili
bugün pazar! gel, damat tıraşı ol ve bana acımı hatırlat
ensede biriken kan kalbin replik lekeleri bazen ey sevgili
say ki hiç roman yazmadım, üç adım var üçü de derin kesik
şiir arası bir şey adım, sakla beni defterlere ey sevgili

27 Ekim 2014 Pazartesi

BİR SÖZ SÖYLE



hani kuşlar kaldıracak 
yangınlar üfürecekti yel 
uykusuzluklar büyüyecekti hani 

nerde büyük ağartı 
nerde yel 

bir söz söyle içinden 
durma! bir gül daha düşür 
karanlığa
Adnan AZAR

4 Haziran 2014 Çarşamba

20 Nisan 2014 Pazar

17 Mart 2014 Pazartesi

teşekkürlerimle...


Ne kadar çok insanı seversek,
Asıl sevdiğimizi o kadar çok ve kuvvetli severiz.
Sabahattin Ali


Hayatımızda en yüce, 
en güçlü ve yararlı dayanağımız, 
ana baba evinden kalma hatıralarımızdır. 
Dostoyevski


Anlamak, 
bağışlamak demektir.
Stael
*
Sanki her şey ona bağlıymış gibi kendi bakış açımıza sıkı sıkıya sarılırız.
Oysa ki düşüncelerimizin hiç birinin kalıcılığı yoktur.
Tıpkı sonbahar ve kış gibi sırayla geçip giderler.
Chuang Tzu

bricoyunu.blogspot.com.t


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...