sulara daldı / kürekler sessizce
bu ıslığın artık nöbet değişimi
koştuğunu hepten unuturlar
_____ saldırıya kalkarlarken
gerçek bir mahzende
_____ oval pencereler
yakışıklı / esmer bir çocuktu
ve dışarıdan sızan solgun ışıkta
_____ saat beşi çalıyor
_____ alev alev yanıyordu
labirentin bir yerlerinde gizlenmiş;
küçük / kara baca,
________ tüterek,
____________ duman püskürerek
meydan okuyor gibiydi
*
bu ıslığın artık nöbet değişimi
koştuğunu hepten unuturlar
_____ saldırıya kalkarlarken
gerçek bir mahzende
_____ oval pencereler
yakışıklı / esmer bir çocuktu
ve dışarıdan sızan solgun ışıkta
_____ saat beşi çalıyor
_____ alev alev yanıyordu
labirentin bir yerlerinde gizlenmiş;
küçük / kara baca,
________ tüterek,
____________ duman püskürerek
meydan okuyor gibiydi
*
sabahleyin yağmur yağıyordu.......................
*Ref RANNE
çEviri: sevdakâr çelik /26.o3.2oo8
***
ANNEM GÜLÜMSEMİŞ,
................. YÜZÜME BAKMIŞTI
hep bir şey çıkardı pazarları…
ya kız kardeşlerle patırtı edilir,
ya hızlı,
ya yavaş yürünür
ya da giysilere reçine sürülürdü.
çünkü çok gerilerde kalmış
………. öğrencilik yıllarında
annem gülümsemiş,
……….yüzüme bakmıştı.
*
sonra atlayıp oturdum kayığa,
……….biri çıkıp gelecek mi diye…
çokluk bu biçimler,
komik izlenimler bırakıyordu ilkin:
birbirine dolanmış köklerde,
topraktaki yanık ve çatlaklarda,
dallarda,
yaprak yığınlarında…
*
..…ama derken,
bilenip keskinlik kazanıyor göz…
maskara figürler
ve bildik tanıdık yüzlerin karikatürleri

çünkü çok gerilerde kalmış
……öğrencilik yıllarımda
annem gülümsemiş,
……yüzüme bakmıştı.
.her şey şimdi nasılsa,
….öyle kalabilir miydi?
.
işçiler tezgâh başında suskun dikiliyor,
tahta döşemenin altından
…..şıpır şıpır su sesleri geliyordu.
su sesine kulak kabartıyordum bir vakit.
ancak güz yaklaşıp,
tarhlarda geç açan güllerden,
her dem tazelerden
……….ve yıldızlardan başka
bir şey kalmayınca;
annem gülümsemiş,
……….yüzüme bakmıştı.
…………..…… Zieg H. Stars