ey can!..
biz nasıl istersek hayat bize onu sunar...


24 Ağustos 2009 Pazartesi

konuşan fotoğraflar...









unutsam... / kapayınca gözlerimi / acı veren ne varsa



damlalar siler mi izlerini


düşlerine beni de al çocuk/ yelken açalım / bilinmeyen bir ummana...

23 Ağustos 2009 Pazar

zaman
git geriye

gözleri güneş bir çocuk

bürünmeden gecenin rengine

son olsun karanlıkları yüreğinin

bahçesini özleyen kız



hüzünleri saklar siyah

mavide kelebek kanatlar

açık mavi bir deniz

sarı güneşi fısıldar

şiirdir kırmızı

bazen sakin / bazen coşkun bir ırmak

bahçesini özleyen kız

tenha bir zamandan...

damlar / yıldızlar ebruli gecelerinden
aydınlık sabahlarına / dal yaprağına gülümser
uç verir / duru serinliğinde nazlı bir rüzgâr
taşır gamzesini dağılmış bir çocuk yüzüne
revnakası akseder saçlarının buklesine/ ötesinden / bir mevsimin /
açmaz çiçek
hissetmezse ellerini / güneşin
ah o gecelere sığmayan efsuni şiirler
ah o munis gülüşlere taşınan sevinçler
yazılmış öncesinden saydam bir anın
kaçıp gitmek var / ah / sıfatsız /
mavi anaforun atlas serüvenine
bahçesini özleyen kız

22 Ağustos 2009 Cumartesi

YILDIZMIŞIZ...

gecelerden bir geceydi,
yıldızlardan bir yıldıza
bakıyordum,
“ne kadar uzaksın?”

“duydum”
dedi,
“fısıldayan gözlerini,
bana çok yakınsın!”

gecelerden bir geceydi,
gökteydi kaykayıyla bir yıldız
uyandım ki;
yüreğimde apansız!
Aziz Yavuzdoğan

EN GÜZEL

En güzel deniz : henüz gidilmemiş olandır.
En güzel çocuk : henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz : henüz yaşamadıklarımız.
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz :
henüz söylememiş olduğum sözdür...
Nazım Hikmet Ran

21 Ağustos 2009 Cuma


ŞİİRE TUTUNMAK

Yok başka hiçbir umarın
En granit kayanın en ortasında
Balta girmemiş karanlıklarında kıpırtısız
Ya ölmektir kurtuluşun,
Ya da şiir tutunmak.

O en gergin tele şöyle bir dokun
Son tınıyla tel kopsun
Ayak sesleri duyulsun ölümün
Her yanın, her yönün çıkmaz
Nereye baksan yok
Hiç bile herşey sayılır o bulunduğun yerde
Kurtarırsa kurtarır ancak
Yine şiire tutunmak...
Aziz Nesin

LAVİNİA


Sana gitme demeyeceğim.

Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal.

Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan, yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin..

Sana gitme demeyeceğim,
Ama gitme, Lavinia.
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme, Lavinia...
Özdemir Asaf

Anladım

Öyle bir hayat yaşıyorum ki,
Cenneti de gördüm cehennemi de.
Öyle bir aşk yaşadım ki,
tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayatı en önden,
Kendime bir sahne buldum oynadım.
Öyle bir rol vermişler ki
Okudum, okudum, anlamadım.
Kendi kendimle konuştum bazen evimde.
Hem kızdım hem güldüm halime.
Sonra dedim ki "Söz ver kendine."
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin.
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin
Öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım.
Öyle çok değerliymiş ki zaman
Hep acele etmem bundan, anladım...
(Nietzsche'nin sevgilisi Salome'ye gönderdiği mektuptan bir bölüm)

Günlükten...

"Eğer yaşamak için çok kısa bir zamanım kalsaydı, hemen gerçekten sevdiğim insanları arar ve onları ne kadar sevdiğimi bildiklerinden emin olmak isterdim. Sonra benim için en çok anlam taşıyan plakları çalar, en sevdiğim şarkıları söylerdim.
Mavi gökyüzüne bakar ve o ılık gün ışığını hissederdim. Ay'a ve yıldızlara ne kadar hoş ve güzel olduklarını söylerdim. Sahip olduğum bütün küçük şeylere, giysilerime, kitaplarıma ve eşyalarıma veda ederdim. Sonra Tanrı'ya verdiği bu büyük yaşam hediyesi için teşekkür eder, onun kollarında gözlerimi kapatırdım."

Bir üniversiteli kızın günlüğünden

O SÖZLER Kİ

o sözler ki acıdır
mapusane avlularında
demirli kırbaçlar gibi şaklar
o sözler ki sırasında
çiçek açmış bir nar ağacıdır
dağ ufkuna vuran deniz aydınlığı
sırasında gizemli bıçaklar
o sözler ki
imgelem sonsuzluğunun
ateşten gülüdürler
kelebek çarpıntılarıyla doğarlar ölürler
o sözler ki kalbimizin üstünde
dolu bir tabanca gibi
ölüp ölesiye taşırız
o sözler ki bir kere çıkmıştır ağzımızdan
uğrunda asılırız
Attilla İlhan

15 Ağustos 2009 Cumartesi

beyaz glayör / dostluk...

günü bitirdiğinizde

uzanıp uyuyabiliyorsanız durgun sakin
dostlarınız çekip gitmiyorsa yanıbaşınızdan
bir çocuğu okşayıp sevindiriyorsanız
çiçekler sofranıza renk katıyorsa her mevsimde



bir müzik sesi sizi alıp götürüyorsa uzaklara

şiir dizeleriyle duygulanıp hüzünleniyorsanız



ve mutlu edebiliyorsanız etrafınızdakileri

sevmeye izin verdiğiniz içindir kendinize
bahçesini özleyen kız

sana...

dört mevsim çiçek açar dünyamda

sen

beşinci mevsimsin bana

hergün

ışıltılı bir sevinç

duru bir sabah

taze kansın

coşkularıma

bahçesini özleyen kız

14 Ağustos 2009 Cuma

bir avuç renk ...

çiçekler içinde dünya
her bir yaprağında ayrı bir ahenk
kondu kelebek narin kanatlarıyla
biraz da ürkek
izi kaldı kanadında
renk renk
bahçesini özleyen kız

yaşamın kokusu ...

su
hava
toprak
güneş

5 Ağustos 2009 Çarşamba

GÜLCELER...


Sen büyüdüğün vakit çocuğum,
Yine çiçekler açacak dallarda.
Dallarda açan çiçekler gibi,
Yine çocuklar uyuyacak masallarda.
Fazıl Hüsnü Dağlarca

PİCASSO

RÖPRODÜKSİYON ÇALIŞMA-KÜBRA ÜSTÜN

4 Ağustos 2009 Salı

OLSUN

sen bir bahar çığlığında gittin / buradan
ışıklar kararmış oldu /... beyhude
mumlar yasa durdu.

olsun...
canın sağolsun.!.
nasıl olsa bir kuş konar omzuma.

sen bir bulut hışırtısıyla gittin / aniden
yağmurlar yağmamış oldu / ... boşuna
sular yasa durdu.

olsun...
canın sağ olsun.!.
nasıl olsa bir damla gözyaşı düşer toprağa.

sözünün bir yerinde
bir ıslık çınladı,
bakışının bir yerinde
bir zülfikâr pırıltısı...
baştanbaşa ve ansızın yandı çukurova /... münasiptir
torslar isyana / umarsızlık yasa durdu.

olsun...
canın sağ olsun.!..
nasıl olsa / bir hasret yangını düşer yüreğine.
Sevdakâr Çelik

Yaşamı fotoğraflamak

Yılda binden fazla fotoğraf çeken, fotoğraf sanatçısı David Leek'e yakın bir dostu: "Fotoğraf makineni sürekli yanında taşımanı anlıyorum. Önemli bir olayla karşılaşırsan bunları
fotoğraflayıp basına satarak yüksek miktarda paralar kazanmak istiyorsun ," der.

Dostunun bu yorumuna David Leek şu cevabı verir:

"Benim fotoğraf çekmedeki amacım yaşamı daha iyi gözlemleyebilmek içindir. Makinemi hep yanımda taşıyorum ki bu hayata karşı hep uyanık olmamı sağlıyor. Eğer dikkat etmeseydim, tembelleşir ve şeftali ağacımızdaki yeni çiçekleri ya da taraçamda yaşayan bir kertenkelenin renklerini fark edemeyebilirdim."

Acılar ve huzur

Acınız, anlayışınızı kaplayan kabuğun kırılmasıdır.
Nasıl ki, bir meyvenin yüreğinin güneşi görebilmesi için kabuğunun çatlaması gerekir, acı sizin için de öyledir.
Tıpkı tarlalarınızdan geçip giden mevsimler gibi, yüreğinizin mevsimlerini de kabul edebilseydiniz, pişmanlık ve üzüntülerinizin kışında çevrenize huzur içinde bakabilirdiniz.

Halil Cibran

2 Ağustos 2009 Pazar

SEN / ... SEN OL.!.

çık gökyüzüne /seyr ü sefer eyle akl'ile,
es geçme yeryüzünü / çarmıhlardan geç / nesimî ol.
gölgesiz bir yaşam düşle,
çöz sırrını evrenin
diyojen safında dur / her "dem"de hayyam ol.!.
dağlarla cenk etmek bana düşsün /
sen bana "şirin" gözük / çölümde leyla ol.!.
çok koştum,
çok yoruldum
nedense yoksun /
gözlerim senin olsun / sen bana rüya ol.!.
................ *sevdakâr çelik

soyut penceremden/

saydam bir el dağıtırdı saçlarımı / yıldızlı yaz gecelerinde...
bahçesini özleyen kız

ışıltılarım




yıldızlar gibi parlak





hergün tebessüm eder gökyüzünden
ışıltılı bir çift göz


çiçekler gibi rengârenk

bir şarkı gibi melodik
güneş gibi sıcacık


çağdaş bir türkü çekiyor beni
mistik bir edayla

bahçesini özleyen kız

30 Temmuz 2009 Perşembe

dört mevsim

çiçek açar gönlümde

gecede ay bölünür / benimse uykularım...

benim böyle sabırsız
sabahları edişim yok mu
savrulur zaman yüreğimin uçurumlarından
bahçesini özleyen kız

29 Temmuz 2009 Çarşamba

NE KADARI?

Hiç sordun mu
Bir gün olsun kendine
Ne kadarı sensin
Bu insanın
Cihan Demirci

BİR KENTİN SOKAKLARINDA

acemisi olduğum bir kentin,
sokaklarına vurdum kendimi.
dostlar çiçekler bırakmış meğer
geçtiğim yollara.
gelincikler belki uykudadır, /
tutup ben de
manolyalı nergis kokuları getirdim
evden.

ışıltılı gözlerle karşılaşıyorum
her çeşmenin başında /
izin verin;
maşrapalarınıza güneşler doldurmalıyım,
yürekten...

çıkınımda tebessümler var üstelik /
gitmeyin,
bekleyin;
her tebessüme,
bin tebessüm ikram etmeliyim
vakit varken...

selamlar veriyorsunuz
gelip geçerken;
teklifsizce


selamınız başım gözüm üstüne/
görmemek çelebiliğinizi
zaten kusur sayılır.
ey bu kentin;
en tenha,
en bilge,
en güzel insan(lar)ı /
bir selamınıza,
bin selam benden...

susuz
ve uykusuz
ve yorgun olabilirsiniz
bir bilinmedik zamanda /
aldırmayınız efendim.!.

biliyorum, iyimsersiniz siz
oturup anlaşalım öyleyse /
tebessümler senden olsun efendim,
defne dalları benden...

Sevdakâr Çelik

soyut: dünya'ya, sahip olduğumuz göz rengi ile baksaydık...


somut: bal rengi görmek evreni...
"yeniden
ve
her zaman"

bahçesini özleyen kız

her an bir ses bekler gibi...


SUZY

24 Temmuz 2009 Cuma

boşalır göklerden bir ağıt gider basra/ya...

fırat
hep coşkulu mu akar suların senin
bir gün bir deniz gibi durulmaz mısın
nedir böyle bağrından yansıyan renkler
dicle/ye kavuşunca bir sorar mısın
bahçesini özleyen kız

22 Temmuz 2009 Çarşamba

istemeden...

yüzüme bulaşır bir avuç renk

içimde acı bir şiir filizlenir

bahçesini özleyen kız

21 Temmuz 2009 Salı

indi bahar ankara'nın sisli balkonuna...

ve başladı yolculuk...

yollar...

ankara'dan istanbul'a yol gider

sapanca'dan...


adsız çeşme

İyilik bir su,bırak aksın
Gönül denen bu çeşmeden.
Sen de böyle yapacaksın,
Hiç karşılık beklemeden.

Su yerine iyilikle dol,
Yavrum adsız bir çeşme ol.
hasan ali yücel

minicik bir oda... ben varsam içinde sanki bir saray...


gözlerim sapanca'da dinlenir...



hörgüçlerindeki enerjiden...


ve istanbul...maltepe sahilinden...



geçerek bir çırpıda mavilikleri...


zaman eriyince mevsimler bitti
döndüm uzak ülkemden yine aynı yerdeyim
bahçesini özleyen kız

18 Temmuz 2009 Cumartesi

bir elim kadar...

birine umut yükledim hayallerim kadar
birine mutluluk düşlerime sığar
birinde dostluk /her sabah yeniden doğar
biri yıldız olur gözlerimde sen gibi parlar
ve diğeri
dudağıma "sus" der gibi sevdamı saklar

bahçesini özleyen kız

17 Temmuz 2009 Cuma

YILDIZLARDAN SÖZ AÇAN GERÇEKÇİ ŞİİR

Balkona çıktığımda, gecenin bu saatinde,
gözüme ilişen ilk yıldıza bakarken
aynı anda aynı yıldıza dünyanın bir yerinde
birinin daha baktığı geçerdi içimden.

Bir yıldızda buluşması gözlerimizin
yeterdi bana,daha ötesini istemezdim;
hangi kaygılar var yüreğinde, hangi düşüncenin
rüzgârıyla alevleniyor alnı, şimdi hepsini bilmeliyim.

Kemal Özer

16 Temmuz 2009 Perşembe

kelebek kanatlarımla uçarak gitsem...

bir gün
bir gece
bir akşam üstü...

YAN YANA İKİ ÜLKE GİBİYİZ SENİNLE

Yan yana iki ülke gibiyiz seninle,
ayın önünden geçen bulut
önce seni karanlıkta bırakır sonra beni
senden bana eser, yerine göre,
yerine göre benden sana
şakaklarımızı serinleten rüzgâr.

İki kıyı gibiyiz karşılıklı,
hem ayırır bizi hem bağlar birbirimize
aramızda akan ırmak.
İki tarih sayfası gibiyiz art arda
birinde başlayan cümlenin sonu
ötekinde düğümlenir ancak.

Geldiği vakit hasat günleri
iki ayrı ağızda aynı anda
beliren bir gülümseme gibiyiz seninle
ve iki ter damlası gibiyiz alnında
elbirliği ile üretilip
kardeşçe bölüşülen bir dünyanın.

Kemal Özer

15 Temmuz 2009 Çarşamba

çiçeklerin dili olsaydı...

bir gülümseyiş
bir dostluk
ve
ruhu okşayan sözler

11 Temmuz 2009 Cumartesi

unutulmayan bir şarkı...SAMANYOLU

Sen kalbimin mehtabısın güneşisin
Sen ruhumun vazgeçilmez bir eşisin

Bir Şarkısın Sen
Ömür boyu sürecek
Dudaklarımdan
Yıllarca düşmeyecek

Ruhum senin, kalbim senin, ömrüm senin
Yıllar geçse bitmeyecek bende sevgin

Bir Şarkısın Sen
Ömür boyu sürecek
Dudaklarımdan
Yıllarca düşmeyecek


Uzaklara kaçıversek seninle biz
Bir gün elbet göze gelir bu sevgimiz

Bir Şarkısın Sen
Ömür boyu sürecek
Dudaklarımdan
Yıllarca düşmeyecek
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...