ey can!..
biz nasıl istersek hayat bize onu sunar...


14 Kasım 2008 Cuma

TEBESSÜM MEVSİMİNDE,

Gerçek boyutuyla izlemek için, resmin üzerine tıklayınız!.

13 Kasım 2008 Perşembe

Yüreğinde olmasaydım


Bir küçük çocuk başını kaldırıp
Bir yıldıza baktı ve başladı
Yıldız ona "Neden ağlıyorsun, çocuğum?" dedi.
Çocuk ona, "O kadar uzaktasın ki
Hiçbir zaman sana dokunamayacağım."
Ve yıldız yanıtladı çocuğu
"Zaten yüreğinde olmasaydım senin,
Beni göremezdin ki."
John Magliola

GÜNÜN SÖZÜ...

Güzelliği bulmak için tüm dünyayı dolaşsak da; onu içimizde taşımıyorsak asla bulamayız.

R. W. Emerson

masumiyet...


çocuk uykusu

yok en ufak bir kum tozu izi
bu sabah gözlerimde
ve buna rağmen kum taciri
altınından bir perde döktü dün akşam


uykulu bir küçük çocuğun
ılık, topraktan bir kedicik gibi
sarılırım kendime
şarkı söyleyerek beni sallayan
annemin, öpücüğünü bekleyerek

gülümsüyorum; sıcacık, müşfik
öylesine küçük elim onunkine sarılı
biliyorum, beni uyandıran,
bir melek,
beni usulca
şarkısı söylenen rüyalara götürmeye gelecek


Pascale Gisselbrecht

anlatmak istediğim

kırları süsleyen papatyalar
uyumlu renkleriyle
insanlara bir demet sunar
oysa ki
gül
eşsiz güzelliğindeki
gizemli görüntüsüyle
bizleri adeta büyüler
konuşmak isteyip de
konuşamadığımızda sevgiliye
en güzel sözcükleri fısıldar
kırmızısıyla
beyazıyla
pembesiyle
gülü
papatyadan farklı kılan
asil görünüşü değil midir
tıpkı
kendinden emin bir aslanın
mağrur duruşu gibi
yüzlerce çiçek arasından
bir kırmızı gülün
ruhumuzda uyandırdığı
o derin coşkuyu
hissetmemek mümkün mü
adeta
sunar bize gizemini
tüm renkleriyle
artık vazgeçilmezdir
artık bir tutkudur
gülü
papatyadan farklı kılan
cazibesiyle
bir demet papatya
ve sevgiliye
tek bir gül

iki kişilik bir dünya...


Hepsi yürekten gelmeli...



Çok çalışmak diye bir şey vardır.
Sanki hiç paraya gereksinim yokmuş gibi şarkı söylemelisin,
Hiç incinmeyecekmişsin gibi sevmeli,
Hiç kimse görmüyormuş gibi dans etmelisin,
Hepsi yürekten gelmeli,
Gerçekten işe yaramasını istiyorsan...


Richard Leigh Susannah Clark





12 Kasım 2008 Çarşamba

GÜNÜN SÖZÜ...

Bazen yıllar akıp geçiverir insan için, gerçek anlamda hiç yaşamadan;

sonra da, bütün bir yaşam sığıverir tek bir saatin içine...

Oscar Wilde

GÜNÜN SÖZÜ

UZUN BİR HAYAT YETERİ KADAR İYİ OLMAYABİLİR, AMA İYİ BİR HAYAT YETERİ KADAR UZUNDUR.
BENJAMİN FRANKLİN

bir şarkılık vals

ruhumu okşayan bir keman sesi
dinle kalbimim titreyişini
karışır rüzgâra hazin bir vals
şarkılar iletir özleyişini

nerede o eski güneşten günler
hatırıma geldikçe gözlerimi gölgeler
karışır toprağa narin bir beden
ne çabuk geçtiniz ey seneler


yaşam
başlayıp biten bir şarkı değil mi



ferda balkaya çetin

bir şarkılık vals




yaşam

başlayıp biten bir şarkı değil mi ?

kral
uçsuz bucaksız bir
ormanda
binlerce yıllık
bilinen
o
asil duruşun
ve
hükmeden bakışların

seviyorum tutkularını

ferda balkaya çetin


Birbirimize

hayat yolculuğunda

yardım etmek için

buradayız.

William Bennett

çok uzak bir ülke hem de çok uzak
gözlerin derinliğince kimsenin bilmediği...

POZİTİF OLSUN...
Düşünceleriniz pozitif olsun, çünkü;
Düşünceleriniz sözleriniz olur.

Sözleriniz pozitif olsun, çünkü;
Sözleriniz davranışlarınız olur.

Davranışlarınız pozitif olsun, çünkü;
Davranışlarınız alışkanlıklarınız olur.

Alışkanlıklarınız pozitif olsun, çünkü;
Alışkanlıklarınız değerleriniz olur.


GANDHİ

Bir gün yolunuzu kaybederseniz bir çocuğun gözlerinin içine bakın...Çünkü bir çocuğun bir yetişkine her zaman öğretebileceği üç şey vardır:

1- Nedensiz yere mutlu olabilmek.

2-Her zaman meşgul olabilecek bir şey bulmak.

3- Ve elde etmek istediği şey için tüm gücüyle

savaşmak.

PAULO COELHO

çocuklara...

ışıl ışıl gözleriniz
elleriniz kar gibi
ne de büyük düşleriniz
dünyayı yönetir gibi

mutlu olur çabucak
oyuna dalarsınız / ağlayınca sığacak

bir kucak ararsınız


sevgi dolu yüreğiniz /kavga etmeyi bilmez
ne de tatlı gülersiniz / oynamanız hiç bitmez

çocukluk ah çocukluk / yalnız bir kez yaşanır
ele geçmez bir mutluluk / resimlerle hatırlanır





























11 Kasım 2008 Salı

kaç zamandır



sevincim yükseliyor / gün ağarırken
şarkı söyleyen geceden kalan / sessizliğimle

gülümsüyor
yaşam / toprak kokusunda yağmurun
buğusuyla gözlerime

bir bir dolaşıyorum
bütün şehirleri / geçtiğin
mutlu bir imgeyle yansıyorsun
düşlerime kal... / ki,
kaybolayım yeniden
yalın sözcüklerinin
dokunuşunda büyüyen yüreğimle

günü uyandıran ışığınla sarhoş ben
doğar bakışlarım / sıcaklığınla / evrene
nasıl anlatsam
gelir yerleşir sevgin / de
mühürlenir dudaklarıma
sen gülümseyince


Rüzgârı hisseder, kokusunu duyarım toprağın sen gülümseyince. İçime sevinçler dolar yaşama dair. Mutlu baharlar okşar ruhumu bereket yağmurlarıyla.
Çoğalırım.
Soylu bir duruşla doğar gözlerin, gecelerime.
Gülüşün,
Her daim. / Ve yine, / Aydınlığım...
Sesini duymak gibi ruhundan, ruhumdan...
Gönül gözüyle bakmak gibi hayata derin bir nefesle. Ve acıkmak, susamak şiire...
Ve çoğalmak,
İçimdeki "SEN" le birlikte,
Sessizce...


ferda balkaya çetin

ruh ikizime




bir nefeslik mesafede sen duruyorsun
ben duruyorum öylece
ve bir nefeslik
sıcak bir gülüş bakışlarında
ve sarsan yüreğin
ve büyür ruhum bendeki senden
sevincime eklenerek

martılarla süzülürüm
akşamın koynundan çıkıp
ruhum denizleri taşırır okyanuslara
ve yazar şiirini demirden bir el
içimi tutuşturan duru sabahın
büyür bir yürek sen uyurken habersiz
büyür bir ışık
bir su
ve bir güneş
ve büyür gece gökyüzü senden
yüreğime yerleşerek

ferda balkaya çetin

28 Ekim 2008 Salı

Geceye Dair...

Herkes uykudayken gecenin zifiri karanlığında, yıldızların yalnızlığına kimbilir kaç kez ortak olmuşsunuzdur yalnızlığınızla. Çünkü,
çoğu zaman
uyumaya çalışıp da
uyuyamadığımızdır gece
Oysa insana huzur veren bir sessizlik çökmüştür şehrin üstüne. Her mevsim farklı güzelliklerde batan güneşin tüm ara renklerden gri ve siyaha dönüşü, usta bir ressamın fırça darbeleri gibi özgürce yayılır gökyüzüne. Gecenin ilerleyen saatlerinde,
günün
sınır tanımaz karmaşası
gecenin
sakin ve sessiz görüntüsünde
kaybolmuştur adeta
Yanıp sönen yıldızlar kusursuz işleyen bir düzene eşlik ederken gümüş gibi parlar şehrin ışıkları geceye. Var olmanın insan olmanın muhteşemliği yansır, gecenin koynunda büyülü bir rüyayı düşleme özgürlüğünüze. Ve gecede yaşam yeniden başlar.
gözlerin görmediği
ışıl ışıl beyaz bir gece
ye, bir ışık gibi süzülürken sen "yaşamaya değer" anların farkındalığında gülümsüyorsun gözlerime. Geçip gider yüreğimden birbiri ardı sıra sevgi dolu mısralar. Zamanın eskitemediği umutlarımdan geceye doğru. Ve insanın güzelliğe olan ihtiyacı, gecenin gizemi ve ihtişamında son bulur. Yeni bir gün bitimine kadar.
Hayaller, düşünceler, sıkıntılar, sevinçler, umutlar ve gözyaşları... Sırlarıdır hepsi gecenin.
Ruha sıkıntı veren unutmak istediğimiz bir anı olsa da insanın içindedir karanlık ve aydınlıklar.

ferda balkaya çetin

NEREYE GİDERSENİZ

SİZ ORADASINIZ

Jon Kabat- Zinn

23 Ekim 2008 Perşembe

sessizlik,


sevdam



lacivert akşamlara düştü gönlüm
bir de sana
uçarak gidiyorum
güneşe doğru

bal renkli bulutları gördüm
ufkun bittiği yerde
mavi gölgelerin
sıcak sessizliğinde

yıldızlara ulaşır
duru gülüşler
zamanla yarışırken
çıplak ayaklar

ah gözlerim
görmez olmuştu renkleri
gizemli görüntüsünden
doğanın

şimdi
yağmurdan arınmış
coşkuyla dans ederken yapraklar
uykularını şiirimle süsleyeceğim

ferda balkaya çetin
günü bitirdiğinizde

uzanıp uyuyabiliyorsanız durgun sakin
dostlarınız çekip gitmiyorsa yanıbaşınızdan
bir çocuğu okşayıp sevindiriyorsanız
çiçekler sofranıza renk katıyorsa her mevsimde
bir müzik sesi sizi alıp götürüyorsa uzaklara
şiir dizeleriyle duygulanıp hüzünleniyorsanız
ve mutlu edebiliyorsanız etrafınızdakileri
sevmeye izin verdiğiniz içindir kendinize

ferda balkaya çetin

merhaba



yeni bir güne başlıyorum
sabahın ilk saatlerinde
içimdeki sevinci
akıp giden zamanın ritmiyle
bir coşkuya dönüştürüyorum
yaşıyor olmanın büyüsüyle
her mevsim çiçek açan dünyamda
kalbimin derinliklerinden kopup gelen
tutkularıma kucak açıyorum
yaşamın içinde yarını özlüyorum
mucizeleriyle
geride bırakıp tüm olumsuzlukları
karışıyorum
bir su damlası olup
okyanuslara


bahçesini özleyen kız

çiçek bahçemi özledim
aralarına dalmak koklamak geçti içimden
yokluğumda bükük gördüm boyunlarını
sebebinden utandım

kırlarda dolaşmayı özledim
özgürce şarkılar söyleyerek kuşlara
kırların sessizliğinde
neşemden utandım

ankara'nın simidini özledim
vitrinleri seyre dalarak
köşe başında perişan bir çocuk görünce
tokluğumdan utandım

eğlenmeyi özledim
loş ışıklarda dans etmeyi sabaha dek
suskun masalardaki hüznü görünce
mutluluğumdan utandım

hayvanları özledim
dokunamasam bile zararsızlıklarını
zehirli et yiyen sokak köpeğini görünce
insanlığımdan utandım

benliğimi özledim
acımasız zamanın değişime uğrattığı
yapayalnızken aynaya baktığımda
kendimden utandım



ferda balkaya çetin
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...