ey can!..
biz nasıl istersek hayat bize onu sunar...


19 Mayıs 2012 Cumartesi



"Benim, Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra, beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevî mirasçılarım olurlar."

 

13 Mayıs 2012 Pazar

canlarım benim...


    FERDA
F eryadım içimde olmuş bir sancıyla
E sir kalmış yüreğim senin sevgine
R engi eladır derdimin:) acısıyla tatlısıyla
D erdimin zehri de sendendir devası da sendendir
A nnem benim tek mabedimdir...
(k.çetin)

 


  Anne Olmak
"Dünyada öğretilen tüm bilgilerin hiçbiri bize, bir ananın bakışının bir kelimesinin verdiği sevgiyi anlatamaz."

 "Çok özel bir an"dı anne olduğum dakikalar.
 Hiç tatmadığım,
Anlatmak için sözcüklerin yetmediği yepyeni bir duygu ile tanışmıştım.
Müthiş bir içgüdü ile sahiplendiğim çocuklarım,
Varlıklarıyla o kutsal anneliği tattırmışlardı bana.
Asıl şaşırdığım,
Sabrımın, fedakârlığımın, dayanıklılığımın sınırlarındaki inanılmaz artıştı.
Aslında hepsi,

11 Mayıs 2012 Cuma

dile gelse laleler kimbilir neler söyler
 binbir türlü rengini kendi dalında gizler
 
Sen büyüdüğün vakit çocuğum,
Yine göklerden mavi gölgeler inecek yere.
F. Hüsnü Dağlarca
 nereden tutsam dalımı bir yangın başlar
 her dokunduğum yerde bulurum kendimi
tenha vakitlerde yağar yağmurlar
saklarım gövdeme kendi elimi
bahçesini özleyen kız

bir güvercin konar bakışlarıma...


ayrılık sevdaya dahil

" ...........
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
her an ötekisiyle birlikte
herşey onunla ilgili"/ attila ilhan

7 Mayıs 2012 Pazartesi

gül/e yakın sevmeler...

 nisan

mümkündür
taşın dile gelmesi
uzun bekleyişler ardından

tanıdık bir fotoğraf yüzün
kederlerini taşır
 ve esmer suskunluğunu yılların
alnında
vakur ışıltılar

vakit ikindi

şiir gibiyim
bir şairin sevdasında saklı
ılık esintilerin gezindiği saçlarımla
giysilerim bahar

biraz çocukluk
biraz da aşktı nisan
alımlı
kırmızı bir gül kadar

geldin ya
şarkı söylüyor bir adam
masalını anlatıyor kuğulara
yüreğim yüreğinde geziniyor
parmak uçlarımda ürkek ceylanlar

vuslat!.. / zamanı ölümsüz kılan

tut ellerimi avuçlarında
 tut ve öp
öyle utangaç
öyle dilsiz
göğü çizerek bakışlarıma

ah nasıl da katılmak istemiştim sözcüklerin müziğine
biriktirdiğim  hüzünlerimle

buğular yerleşir göz pınarlarıma
suskunluğum olur suskunluğun
el sallar bir kelebeğe
çocukluğum


mayıs

bilmezsiniz yüreğimden ne kışlar geçer
o hüzünkâr gitmelerin düşerken sessizliği

ferda balkaya çetin
20 nisan 2012 


5 Nisan 2012 Perşembe

 bir küçük çocuğum 
uykuya direnen
ellerim var 
pamuk şekerden...

bahçesini özleyen kız

 

1 Nisan 2012 Pazar

sükut

 soldu renkler akşamla
gökkuşağının cazibesi
artık görünmüyor
ve bu koca şehir
öyle ıssız ki
uzaktan seyredenler
matem var diyecekler
bir kuş kanadı
bozana kadar sessizliği
ve sanki
yaşamakla ölmek arasında
sessizce
ve suskun haykırışlar
bekliyorken kapıda
tercihim olacak
sıcak bakışın

bahçesini özleyen kız

26 Mart 2012 Pazartesi

Bir Yolun Varsa Gidilecek...

Bir yolun varsa gidilecek sona bırakma. 
Bir sözün varsa dilden yüreğe hiç susma. 
Görmen gerekiyorsa birini git yanına. 
Okşaman gereken bir yürek varsa esirgeme elini. 
Hayat çok zalim. 
An gelir;
Elini,
Gözünü, 
Yolunu, 
Yüreğini alır senden. 
O zaman istesen de;
Dokunamaz,
Göremez,
Gidemez, 
Söyleyemez olursun...!
 
Can YÜCEL

25 Mart 2012 Pazar

Sevgi

 
birbirinin yüzüne bakmak değil, birlikte aynı yöne bakabilmektir.
Saint Exupery


Yapılırken heyecan duyulmayan işler başarılamaz.
Ralph Waldo Emerson

Acıların en acısı kendi kendimize çektirdiklerimizdir.
Sofokles

Bir kuşu dilinden hiç öpmedim
Belki bir gün öpebilirim
Belki bir gün rüzgar olurum ben de
Eserim başakların üzerinden
Kalbim bir yaz gününe karışsın isterim
Bir kuş cıvıltısında doğmak için yeniden

Ataol Behramoğlu

sabah şiiri

uyanıyor dünya
duygularım 
duru sular içinde
 bahçesini özleyen kız

5 Mart 2012 Pazartesi

ADIM SONBAHAR


nasıl iş bu
her yanına çiçek yağmış
erik ağacının
ışık içinde yüzüyor
neresinden baksan
gözlerin kamaşır

oysa ben akşam olmuşum
yapraklarım dökülüyor
usul usul
   
adım sonbahar                     
Attila İlhan                                   

4 Mart 2012 Pazar

SATRANÇ İNSANLAR VE HAYAT




Bir oyundur hayat.
Ustaca oynanması gereken bir zeka oyunu.
Zıtlıklarla dolu eşsiz bir serüven...
Siyahın beyazı, iyinin kötüsü, çoğun azı, sevincin hüznü...
Ve dengeler...
Korumak zorunda olduğumuz dengeler.

Tek başına oynanmaz hiç bir oyun.
Ve her oyunun bir kuralı, bir kazananı, bir de kaybedeni...

Hayatımız başarılarla, yenilgilerle, fırtınalarla doludur. Sonsuza dek sürmez fırtınalar.
Yeni başlangıçlar daima vardır. Yenilmek hayata küsmek değil, yeniden başlamak olmalı.

Hayatı en iyi yansıtan oyunlardan biridir satranç. Zorluklar, iniş ve çıkışlar, ayakta kalmak için verilen mücadeleler. Satranç gibi oynuyoruz hayatı.

Farklı insan karakterlerini çağrıştırır satranç taşları bende, hareketlerine göre.

Kale: Gururlu, sözünün eri, güvenilir, dost canlısı, çalışkan.

At: Samimi olmayan, her zaman kolay yolu seçen.

Fil: Sürekli zikzaklar çizen, istikrar sağlayamayan.

Vezir: Her ortamda işini halledebilen, fikir üreten, aklını iyi kullanan.

Piyon: Diğer insanların işlerini kolaylaştıran, fedakâr, cesur.

Şah: Sürekli temkinli hareket eden, kontrolü elinden bırakmayan, güçlü.

Toplum içinde bir yer, bir kimlik arayan insanların hayatta kalma mücadelesi, satranç oyunu.
Farklı fikirlerin, stratejilerin karşılaşması.

Satranç taşlarının birbiri ile olan ilişkisi insanların ilişkileriyle bağlantılıdır. Taşların kendi başına hareketi yeterli değildir. Bütün halinde, bir amaç doğrultusundaki hareketleri söz konusudur. İnsanlar için de böyledir.

Hayat değişmeye devam ediyor, inanılmaz bir dinamizim içinde.

Siz satrancın en çok hangi taşlarında oynuyorsunuz hayatı?

ferda balkaya çetin
06.12.2009


içindeymişik yeşilmişik sazmışık

Bazen;


Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan,

Güneş kucağındadır, bilemezsin.

Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür,

Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın. 

Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın,

Uçar gider, koşsan da tutamazsın...!

William SHAKESPEARE

OSHO'dan...

"Mutluluk her zaman seninledir. Onun hava durumuyla hiçbir ilgisi yoktur, onun odun kesmekle hiçbir ilgisi yoktur, onun bahçede çukur kazmakla hiçbir ilgisi yoktur. Mutluluğun hiçbir şeyle alakası yoktur. O sadece senin varlığının varoluştan bir şey beklemeden, rahat, huzurlu olması halidir. Ve o mevcuttur; o gelmez ve gitmez. O her zaman tıpkı nefesin, kalp atışın, bedeninde dolaşan kan gibi oradadır."
Osho

'Her şey gelir. Sen sadece alacak kapasiteyi yaratırsın; her şey gelir... Sen sadece kapıyı açarsın. Yaşam sana gelmeye hazır. Sen o kadar çok engel koyuyorsun ki! Yaratabileceğin en büyük engel de yaşamı kovalamak. Kovalamacan ve koşuşturman yüzünden yaşam ne zaman gelip de kapını çalsa sen evde olmuyorsun...''
OSHO

 

29 Şubat 2012 Çarşamba

Haiukulardan Seçmeler


  Neler neler getiriyor
insanın aklına -
şu çiçek açan kiraz!
BAŞO


Yağışını
birlikte seyrettiğimiz kar
bu yıl gene yağdı mı?
BAŞO


Her yer öyle sessiz ki,
kayaları deliyor
ağustosböceğinin sesi
BAŞO

27 Şubat 2012 Pazartesi


... bizim çığlıklarımızdan oluşan binlerce ses ulaşır mavi gökyüzüne
sana dair tüm anılarımı hissederim iliklerime kadar
karşı konulmaz çekiciliğine dalar giderim eşsizliğinin
düşer zaman bakışlarımdan yere 

bahçesini özleyen kız


SEVGİ DURAĞI

sözverdiğimiz yerde buluştuk
sözverdiğimiz zamanda değil.
ben yirmi yıl erken gelip bekledim
sen geldin yirmi yıl geç
ben seni beklemekten yaşlıyım
sense beklettiğin için genç

Aziz Nesin

AŞK

 Gerçek aşk sevgilinin bütün kusurlarını görür ve sever...

Aşk inanmanın şiiridir. Aşk şüphe etmez. Aşk kıskanmaz. Aşk iğrenmez. Aşk çirkin bulmaz. Aşk küçümsemez. Aşk bencilliğin, kendini sevgiliden daha üstün görmenin, buhranın ve kötümserliğin tam zıddıdır. Aşk istemez, yalnız verir.
Aşk bir mücadele değil âhenktir...

Aşk bunun için ilâhidir...
Gerçek aşkın bir tek değişmez vasfı vardır: Tükenmezlik...
Aşk engellere ve hücuma uğradıkça kuvvetlenen ihtirastır. Rakipsizdir, yenilmez...
Aşk kendi saadetini bir başkasınınkine feda etmektir...
 
Peyami Safa

21 Şubat 2012 Salı



 Ah ceylan
Gördüğün ne
Eğildiğin sularda
Üzgün gözlerini kuşatan orman


Necati Cumalı

17 Şubat 2012 Cuma

                                                                    elele ve yanyana
                                                                    aynı göğün altında
                                                                    gözlerimiz kapalı...

14 Şubat 2012 Salı

3 Şubat 2012 Cuma



 Şimdi nasıl koysam yerine
Kırılan dalı, örselenen çiçeği
Okşasam usulca, öpsem öpsem
Bulutlarla düşlesem, kuşlarla düşünsem
Şiirle sağaltsam sayrı yüreğimi

20 Ocak 2012 Cuma

Her sevinç bir acıyı taşır yedeğinde
Onları sanki ince bir duvar ayırır
Sen ikisini de tattın, der içimdeki o ses
Ve hayat böyle, diye bağırır

Mutluluğun yüreğime sığmadığı günlerim oldu
                                                (seninle
Sanki yeni dillenen bir çocuktum
Önüme ilk çıkanı öldürmek istediğim günler de
                                                        (oldu
Dokunsalar ağlayacaktım

Hayatım uçsuz bucaksız bir karanlıkta uzuyor
Küçük bir ateşböceği gibi parlıyorsun sen
Bir yanım sevinç diyorum bir yanım acı
Seçerim birini, sen hangisini seçersen...

Ahmet Erhan
ÖTEKİ ŞİİRLER
1976-1991

17 Ocak 2012 Salı



 "Gülen insan, güzel insandır."


* Bir Çocuğun Güncesinden
Sevdakâr Çelik

Bir eşi olmalı insanın

Bir eşi olmalı insanın
Rüzgar onun kokusunu getirmeli,
Yağmur O’nun sesini.
Akşam onu görecek diye, pırpır etmeli yüreği,
Ayakları birbirine dolaşmalı heyecandan eve dönerken,
Cennetten köşe almışçasına
Sevdiği, sakındığı, bakmaya kıyamadığı…
Her bir hücresinden aşkın fışkırdığı,
Çölde okyanusu yaşadığı bir eşi olmalı insanın
Ben seni ölene dek seveceğim boş laf!!!
Ben seni sevdikçe ölmeyeceğim..


CAN YÜCEL

1 Ocak 2012 Pazar

serenad

çiçekler toplamalıyım sana kekik kokulu dağların yamacından
yıldızlara bir tebessümle selamlar gönderip gizliden
işte ellerim / çocuk ellerimden uzatıyorum mahcup bir edayla/
bağışla / neden avuçlarımda yansısı var toprağının
 / anlatamam...

kanatlarına bırakıyorum kuşların / meltemli sesini biraz da ıhlamur esintili
yavaş yavaş yol alsınlar dolunayın ışığından ki ümitler hiç tükenmesin
başım dizlerindedir bir gölge gibi süzülüp gelmişim gözpınarlarım nemlidir
bir dolu öyküsü vardır yağmurların içli yağar gecelerden
/ bakamam...

ey can!./ sen ki yediveren güller gibi açansın yüreğime / efsunundan değil mi sözlerinin
hep böyle gökkuşağından aksın renklerin tenime güneşin en sıcağından
ve en içten seslenişlerinle çağır beni uykularına okyanuslar aşıp geleyim
 sonu gelmez düşlerimle / ve bil ki -sensiz- kendime bir yer
 bulamam...
ferda balkaya çetin

27 Aralık 2011 Salı

ÖZLEM

Şimdi tarlalarda güneş vardır,
Karlar donmuştur otların uçlarında,
Artık akşamları dinlenemem
Başım avuçlarında.

İçi korku dolu kış gecesi
Hiç yatağın yok mu sıcak!
Dağları dolduran kır çiçeği
Hangi rüzgârlar seni koklayacak!

Saçlarımı kesip rüzgâra atacağım!
Ta ki haber götürsün bir gün sana!
İçimde bir şeytan var, diyor ki:
Aklına ne gelirse yapsana.

Ben bu şiiri yazdım atlı talimde
Bulunduğum şehir Istanbul'du,
Ağır ağır kar yağıyordu,
Atımın yelesi bulut renginde.

Cahit Külebi

23 Aralık 2011 Cuma


"Bir adın vardı senin, Tomris Uyar’dı
Adını yenile bu yıl, ama bak tomris uyar olsun gene
Ben bu kış öyle üşüdüm ki sorma, oysa güneş pek batmadı senin evinde söyle
Ben seni uzun bir yolda yürürken gördüm müydü hiç." 

Edip Cansever

22 Aralık 2011 Perşembe

Yaşama Dair


"Yaşamaya zaman ayırın, zira zaman bunun için yaratılmıştır…
Düşünmeye zaman ayırın, başarının bedeli budur…
Sevmeye zaman ayırın, güçlü olmanın kaynağı budur…
Etrafınıza bakmaya zaman ayırın, günler bencilliğinize yetmeyecek kadar kısadır…
Terbiyeli olmaya zaman ayırın, insan olabilmenin sembolü budur"…

Goethe

19 Aralık 2011 Pazartesi

Sevmeye başlayınca eskisinden bambaşka bir kişi olduğumuzu anlarız.

Pascal

11 Aralık 2011 Pazar

UÇURUM, SU, KIRLANGIÇ


Alnın bir uçurum
önce gözlerimin
sonra dudaklarımın düştüğü
ve her seferinde
saçlarına takılıp kaldığı bir uçurum

Serin bir su alnının kokusu
Bu çok sıcak şehirde
birdenbire önüne çıkan
yenileyen dirilten
serin bir su

Gözlerin
yükü ağır iki kırlangıç
Bana doğru kalbime doğru
uçan uçan iki kırlangıç
Kimi zaman değip geçen
kimi zaman çarpıp kalan
karanlık şeylerden aydınlıklar taşıyan
sevinçle kederi
aşkla çileyi
bugünle yarını yansıtan
iki kırlangıç 
Süreyya BERFE

27 Kasım 2011 Pazar

ey mor dağlardan gülümseyip şahlanmış yüreğimi şiirlerle özeyen...

adı konulmamış bir izdüşüm
kelimelerle hükmeden bir kalp
bal renkli bir dünya

24 Kasım 2011 Perşembe

BENİM CANIM ÖĞRETMENİM...

 CANIM ÖĞRETMENİM
Sevgi dolu yüreğiyle,
Sanki annem gibi...
Şefkat dolu sözleriyle
Sanki babam gibi...

Bize bilgi öğretirsin
Sen bizim meleğimizsin
Yüreğimizde hep sen
Birincisin...

Şefkat dolu sözler onda
Sevgi dolu yürek onda
Bizi kucaklayan kollar onda
Benim CANIM ÖĞRETMENİM...
Bermina Kılıç
 Bilim ve Sanat Merkezi

19 Kasım 2011 Cumartesi

SENİ DÜŞÜNÜRÜM

Seni düşünürüm
Anamın kokusu gelir burnuma
Dünya güzeli anamın

Binmişsin atlıkarıncasına içimdeki bayramın
Fırdönersin eteklerinle saçların uçuşur
Bir yitirip bir bulurum al al olmuş yüzünü

Sebebi ne
Seni bir bıçak yarası gibi hatırlamamın
Sen böyle uzakken senin sesini duyup
Yerimden fırlamamın sebebi ne?


Diz çöküp bakarım ellerine
Ellerine dokunmak isterim
Dokunamam
Arkasından camın
Ben bir şaşkın seyircisiyim gülüm
Alaca karanlığımda oynadığım dramın

NAZIM HİKMET

17 Kasım 2011 Perşembe

YAĞMUR ÖNCESİ


 sulara daldı / kürekler sessizce
bu ıslığın artık nöbet değişimi
koştuğunu hepten unuturlar
_____ saldırıya kalkarlarken


gerçek bir mahzende
_____ oval pencereler
yakışıklı / esmer bir çocuktu
ve dışarıdan sızan solgun ışıkta
_____ saat beşi çalıyor
_____ alev alev yanıyordu


labirentin bir yerlerinde gizlenmiş;
küçük / kara baca,
________ tüterek,
____________ duman püskürerek
meydan okuyor gibiydi
*
sabahleyin yağmur yağıyordu.......................
*Ref RANNE 
çEviri: sevdakâr çelik /26.o3.2oo8

 ***

14 Kasım 2011 Pazartesi

gizli saklı

uykularımı bölüyor şimdi
kulağımda ezgili sesin
ellerin benim ellerimde
geceye fısıldıyor ılık nefesin
içime sığdıramadığım düşlerim
akan ırmak gibi coşku seli
ilkyaz akşamlarında
ilk busenin tadı gibi

bahçesini özleyen kız

12 Kasım 2011 Cumartesi

Yaşanmamış hatıralar



Yaşanmamış hatıralar bilirim
Büyülü sonbahar akşamlarında
Bulutlar üstünde su kenarında
Yalnız hayal edilen hatıralar
İşte; en ürpertici nağmelerle
Bizim şarkımızı söyliyen rüzgar
Sen dudağında gülümsemelerle
Ben gözyaşlarımla, bu alemdeyim
Fakat yine bizbize, başbaşayız
Duymasan düşünmesen de; unutma
Bir daha bu anı yaşıyamayız.
 
-II-
 
Görülmemiş manzaralar bilirim
Karda, kışta, belki de ilkbaharda
Hür denizlerde, kuytu ormanlarda
Sadece hissedilen manzaralar
Bak. Dinle, neler anlatıyor yağmur
Üşüyorum üşüyorum beni sar
Karanlık başladı, gitme ne olur
inan değişen manzaralar değil
Kilometreler ayıramadı bizi
Fakat bir gün gelir de birleştirir
Beyaz bir güvercin kanadı bizi
 
-III-

Söylenilmemiş mısralar bilirim
Hüzün dolu yağmurlu gecelerde
Alev çalgılarının sustuğu yerde
Yalnız, yalnız düşünülen mısralar
Bilinmeyen şeyler huzur içinde
Bilmenin bilinmez bir korkusu var
Bak bütün rüyalarım nur içinde
Çünkü, bugün havasını kokladığın
denizaşırı bir diyar bilirim
Ve o diyarda seninle beraber
Yaşanmamış hatıralar bilirim.

Ümit Yaşar Oğuzcan
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...