ey can!..
biz nasıl istersek hayat bize onu sunar...


20 Nisan 2014 Pazar

17 Mart 2014 Pazartesi

teşekkürlerimle...


Ne kadar çok insanı seversek,
Asıl sevdiğimizi o kadar çok ve kuvvetli severiz.
Sabahattin Ali


Hayatımızda en yüce, 
en güçlü ve yararlı dayanağımız, 
ana baba evinden kalma hatıralarımızdır. 
Dostoyevski


Anlamak, 
bağışlamak demektir.
Stael
*
Sanki her şey ona bağlıymış gibi kendi bakış açımıza sıkı sıkıya sarılırız.
Oysa ki düşüncelerimizin hiç birinin kalıcılığı yoktur.
Tıpkı sonbahar ve kış gibi sırayla geçip giderler.
Chuang Tzu

bricoyunu.blogspot.com.t


4 Mart 2014 Salı

İnsancıl / Aylık Kültür Sanat Dergisi


İnsancıl’ın Mart 2014 sayısı çıktı…

1 Mart 2014, 14:28
1             Berrin Taş – Bir Kuytuda (Şiir)

2             Aylin Yıldız – 21 Mart Dünya Şiir Günü Bildirisi
Yaşamın her yanında savaşım: Hem öldürür hem de diriltir. Doğa savaşımla biçimlenir, ilerler. Sular oya oya kayaları uzanır yatağına coşkulu. Karıncalar eşe eşe toprağı kurar yuvasını sıcacık. Gönderirler ağaçlar köklerini toprağın derinlerine almak için besinlerini.

3             Evin Okçuoğlu – Ben Kimim?
29 Ekim 1923’ten tam dokuz ay önce anne rahmine düşmüş olan annemden söz edeceğim. İlkokuldaydım. Öğretmen 10 Kasım’da okunmak üzere Atatürk şiirleri getirmemizi ödev verdi. Bende eve gelince bu ödevden anneme söz ettim. Annem o gece sabaha kadar evdeki tüm Atatürk ile ilgili kitaplardan şiir aramış. Hiçbirini ona layık bulmamış. Oturmuş kendisi bir şiir yazmış.

7             Hicran Çağlar – Bir Dağ İçin Ölüm Hali (Şiir)

8             Berrin Taş – Hep Yolda
31 Ocak 2014
Fotoğrafı görünce sarsıldım. Ülkem adına, bu ülkede yaşayan aydınlık kadınlar adına kaygılandım. Küçücük kızların nasıl bir ortamda yetiştirildiklerinin somut bir kanıtıydı gördüğüm fotoğraf. Onlar adına da kaygılandım. Onların henüz doğurmadıkları kız çocukları için de kaygılandım. Daha kaç kuşağın böyle yok olup gidebileceğini canlandırınca zihnimde üstüme bir ağırlık çöktü.

12           Zeynep Alpaslan – Ocağında (Şiir)

13           Nurşen Aydoğan – Osmanlı Kadın Hareketi Üzerine
Siyaset bilimci olan Serpil Çakır, doktora tezinde Osmanlı Kadın Hareketi konusunu ele alır. Bir yandan tezini hazırlarken, öte yandan İstanbul’daki çeşitli kütüphanelerdeki 38 ayrı dergiyle 1500 sayıdan oluşan bir koleksiyonla, Osmanlı kadın dergilerinin bir araya getirilerek, “Kadın Eserleri Kütüphanesi”nin kuruluşuna da çok emek verir.

21           Ebru Gonca Barut – İnsanca (Karikatür)

22           Sinem Er – Bir Dünya Devrimi / Anneni Feryadı (Şiirler)

23           Hüray Kılıç – Akdeniz Ruhlu Kadın
“Profesör ve Hulahop”, Tiyatro Pera’nın ilk izlediğim oyunuydu. Bilim insanının öz benliğiyle sosyal kimliği arasındaki çatışkısını anlatıyordu. Hazırlanan kitapçıkta tarihsel süreçte bilim insanlarını konu almıştı. Oyunu çok beğendim. Oyun yazarının da aynı zamanda oynayan kişi olduğunu öğrenince, bir kadın olarak sevincim arttı.

25           Güldane Bulut – Kadın Sorunları Üzerine
Evet, kadın sorunu vardır kadın sorunu erkek sorunudur. “Erkek egemenliği” sorunu yaratıyor. Sistem eski çağlardan beri iki farklı cinsiyet arasında, sorunların çıkmasına engel oluyormuş gibi görünse de ancak durum tam tersini gösteriyor. Onun içindir ki sorunlar erkeklerle barış içinde tartışılarak çözülür. Erkeksiz sorun çözülmez.

27           Hülya Köksal Coşkun – Küllerinden Yeniden / Yeryüzü Aşkına / Gücünü Görsün (Şiirler)

28           Mustafa Özmen – Berrin Taş Şiirinde “Kadın”
Bu çalışma, Berrin Taş’ın yapıtlarıyla kadın mücadelesine getirdiği soluğu anlatma çabasındadır. Berrin Taş yapıtları, bu toprakların kadınını anlatır. Acısını, öfkesini, direngenliğini, umudunu, umutsuzluğunu… Bu topraklarda kadın olmanın yazgısını da anlatır, yazgısını çizen kadınları da…

40           Neriman Çelik – Görüş Gününden İzler (Şiir)

41           Gülay Yeşilipek – Her Şeye Karşın Özgür ve Mutlu Kadın: Pınar Selek
Bugünlerde medyada çokça duyduğumuz, okuduğumuz kumpaslar, üzerinde oynanmış belgeler, hard diskler konusunda hazırlanan bilirkişi raporları, aynı bilirkişinin daha sonra farklı bir rapor vermesi, yeniden yargılanma istekleri, vb. son zamanlarda olup bitenlere baktığımızda, bütün bunlar “bizim nasıl bir hukuk düzenimiz var?” ya da “bizim bir hukuk düzenimiz var mı?” sorularını aklımıza getiriyor. Bu soruları daha önce de, özellikle Pınar Selek’in yargılandığı dava nedeniyle üç kez beraat almasına karşın son yargılamada müebbet hapisle cezalandırıldığını duyduğumda sormuştum kendime, bu nasıl olabilir diye!

44           Burcu Metin – Doğu Toplumlarında Kadın Olmak
Doğu toplumlarında kadın ve erkek farklı bireyler olarak görülmektedir. Ne yazık ki erkeğe kadından daha fazla değer verilmektedir. Birçok kadın çalışma olanağı bulamazken, çalışan kadınlar da ancak erkek kazancının çok altında bir ücretle çalışmaktadırlar. Bunu Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerinden de açıkça görmekteyiz.

45           Rahime Henden – İlkyaz Yağmurları (Şiir)

46           M. Utku Şentürk – Rüzgarın Sürüklediği Şair: Füruğ Feruhzad
Oldukça sert ve soğuk bir karaktere sahip, asker bir babanın kızı olarak dünyaya gelen Füruğ, yetişmesinden gelen bu baskıyı yaşamı boyunca kendi iç dünyasında hissetti. Fakat babası tam anlamıyla bir şiir tutkunu da olduğu için, bu durum, Füruğ’un şairliği üzerinde olumlu bir etki yarattı.

49           Ferda Balkaya Çetin – Öteki Gecenin Şiiri/ne Epigraflar (Şiir)

50           Zeynep Yağmur – Anıları Hüzünle Beledim (Şiir)

51           Hakan Gügercinoğlu – Kaşıntı (Öykü)
Ayak bileğimde tatlı bir kaşıntı ama öyle böyle değil, bir kaşımaya başlasam, bir tabak sütlacı kaşıklar gibi tırnaklarımı etime daldırır, kemiğime varana kadar... işte yine içim titremeye başladı. Şimdi çorabımı çıkarsam, şu kalemin incecik ucunu derime batırıp kanatsam, sarı irinler aksa, dünyalar benim olur. Ama sürekli gözetleniyorum, karım, çocuğum nöbetleşe, başımda bekliyorlar.
Geceleri yatarken sakinleştirici veriyorlar.

54           Cengiz Gündoğdu – Yıldız Güncesi
8 Ocak Çarşamba
Siyasal erk laikliği budarken, yazdım. Şöyle dedim. Laikliği budarsanız, insanı dinsel ilkelere göre yaşamaya zorlarsanız, bu işin sonu gelmez. Her İslami küme, “İslamı biz temsil ediyoruz.” der.
İslam en çok kadın üstünde durur. Bir küme türbanı savunur, bir başka küme kadının gözü dışında kapanmasını ister. Kadının evden çıkmamasını isteyen kümeler de var.
Sen, içilmesin diye rakıya durmadan zam yaparsın, öbürü rakı içeni idam eder.

Çağdaş Yaşam/Aylık- Kültür- Sanat-Edebiyat Dergisi


29 Aralık 2013 Pazar

HAYAL BİLGİSİ / kültür sanat ve edebiyat dergisi

Fotoğraf: Hayal Bilgisi 11 kış mevsiminin gözlerine bakıyor bu sayısında... 
Kış ayazında üşüyen yürekleri ateş başına topluyor tam 47 kıymetli kalemle! 
Eskimeden kıymetlenir bazı şeyler içinde samimiyet varsa! Söylenen her satırın samimiyetiyle...
Gözlerinizden öperiz...

Hayal Bilgisi.

Güzeller güzeli kapağımız için Yunus Ünsal'a, Hayal Bilgisi'nin bakışını oluşturan tüm dostlara teşekkürlerimizle... Yüreğiniz dert görmesin!

Cihat Albayrak, Yunus Ünsal, Gül Esen Kılıç, Leyla Arsal, Semrin Şahin, Gülnaz Eliaçık, Akın Akar, Kamuran Başdemir, Piraye Mavi Ran, Sefa Tokat, Pınar Doğu, İlknur Karanfil, Beyza Hilal Nur, Hızır İrfan Önder, Tuba Küçük, Beyza Alioğlu, Mehmet Türkmen, S İclal Tiryaki, Yaşar Bedri, Yusuf Bal, Abdulkadir Üstündağ, Meltem Dağcı, Emrah Adaklı, Ayşe Ceylan Kebeli, Nevin Akbulut, Mehtap Altan, Eşref Yener, Sedat İpek, Şahin Sevim, Cengizhan Genç, Fatma Erkul, Ahmet Can Altıok, İbrahim Sarp Baysu, Melda Vera (Vera Nur?), Suzan Gündoğdu, @Özlem Aydın, Hakan Şahin, Nurten Çakır, Cihat Şit, Ferda Balkaya Çetin, Mavi Tuğba Ateş..

Hayal Bilgisi 11 kış mevsiminin gözlerine bakıyor bu sayısında... 
Kış ayazında üşüyen yürekleri ateş başına topluyor tam 47 kıymetli kalemle! 
Eskimeden kıymetlenir bazı şeyler içinde samimiyet varsa! Söylenen her satırın samimiyetiyle...
Gözlerinizden öperiz...

Hayal Bilgisi.

Güzeller güzeli kapağımız için Yunus Ünsal'a, Hayal Bilgisi'nin bakışını oluşturan tüm dostlara teşekkürlerimizle... Yüreğiniz dert görmesin!


11. SAYIDA YER ALAN DOSTLARIMIZ:

Sedat İpek,  (Mavi Esra Pak), Mehmet Türkmen, Cihat Şit, Beyza Nur Hilal Dindar, Ferda Balkaya Çetin, S İclal Tiryaki, İlknur Karanfil, Yunus Ünsal, Leyla Arsal, Hakan Şahin, Pınar Doğu, Tuba Küçük, Arif Onur Solak, Yaşar Bedri, Yusuf Bal, Nurten Çakır, Murat Gil, Hasan Bozdaş, Eşref Yener, Emre G. Kanmaz, (Kitap Tanıtımını Yaptığımız Yazarlar: Semrin Şahin / Mehtap Altan / Yusuf Bal), Gülnaz Eliaçık, Semrin Şahin, Mavi Esra Pak, Abdulkadir Üstündağ, Şahin Sevim, Cengizhan Genç, Emrah Adaklı, Fatma Erkul, Meltem Dağcı, Ahmet Can Altıok, İbrahim Sarp Baysu, Nevin Akbulut, Melda Vera (Vera Nur?), Gül Esen Kılıç, Ayşe Ceylan Kebeli, Suzan Gündoğdu, Beyza Alioğlu, Akın Akar, Kamuran Başdemir, Özlem Aydın, Sefa Tokat, Ayşe Ünsal, Cihat Albayrak

11 Aralık 2013 Çarşamba

15 Kasım 2013 Cuma

NE KALACAK BİZDEN GERİYE (BİR SORU)

Akşamüstü oturdum yol kıyısına
Düşündüm
Ne kalacak bizden geriye
Balkan yaylasından ve bozkırlardan
Kafdağlarına giden şu bulut
Sonsuz mevsimlerle esmerleşen
Şu toprak ve derin çınar ağacı
Biz yokken de vardı

Çocukların şu gülen sarı feneri
Ayışığı
Ve ıssız balkonlarda
Kırmızı biberlerle üzgün yaşlıları
Aynı mandalda kurutan güneş
Çayırda gölgeler bırakacak
Dalgın yeryüzünde çekilirken

10 Kasım 2013 Pazar

ATATÜRK'TEN SON MEKTUP


Siz beni hâlâ anlayamadınız,
Ve anlayamayacaksınız çağlarca da,
Hep tutturmuş "yıl 1919, Mayısın 19'u" diyorsunuz,
Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övünüyorsunuz.

Mustafa Kemal'i
anlamak bu değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.

Bırakın o altın yaprağı artık,
Bırakın rahat etsin anılarda şehitler,
Siz bana neler yaptınız ondan haber verin,
Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin,

Mustafa Kemal'i anlamak yerinde saymak değil,

2 Kasım 2013 Cumartesi

ÖYKÜ YARIŞMASI

YAZARLIK AKADEMİSİ DERNEĞİ (YAZAK)-ACEMİ DERGİSİ İŞBİRLİĞİ İLE YENİ KALEMLERİ EDEBİYATA KAZANDIRMAK AMACIYLA I. ÖYKÜ YARIŞMASI DÜZENLENMİŞTİR. ŞARTLAR AŞAĞIDADIR.

1. Yarışmanın son katılım tarihi 27 Aralık 2013’tür. Sonuçlar 10 Ocak 2014 tarihinde Acemi dergisinin ve YAZAK’ın web siteleriyle facebook sayfalarında açıklanacaktır. . Ödül töreni 28 Ocak 2014 tarihinde yapılacaktır. Ödülün yapılacağı yer daha sonra ilgili web sayfalarında duyurulacaktır.
2. Öykünün konusu, genel ahlak kurallarına aykırı olmamak şartıyla, serbesttir.
3. Öykünün sayfa sınırlaması yoktur.
4. Öykü 12 punto, Times New Roman, bir buçuk satır aralığı ile word.doc formatında hazırlanıp bir CD’ye rumuzla kaydedilmelidir. Yarışmacının özgeçmişi, vesikalık resmi ve iletişim bilgileri ayrıca bir küçük zarfın içine konulmalı, zarfın üzerine rumuz yazılmalıdır. Üzeri rumuzlu bu küçük zarf, daha sonra CD’nin olduğu büyük zarfın içine konulmalı ve büyük zarf da yine rumuzla son başvuru tarihinde aşağıdaki adreste olacak şekilde gönderilmelidir.
Alemdar mah. Alayköşkü cad. Hasoğlu İşhanı K: 3 Cağaloğlu Fatih/İstanbul
5. Yarışmaya katılan eserler, internet ortamı dahil hiçbir yerde yayımlanmamış ve ödül almamış olmalıdır.
6. Birinci olan yarışmacıya 1.000 TL+plaket, ikinci olan yarışmacıya 500 TL+plaket, üçüncü olan yarışmacıya 250 TL+plaket verilecektir.

Jüri üyeleri
Şeref Yılmaz (YAZAK/Başkan)
Hasan Parlak (Acemi/editör)
Hatice Eğilmez Kaya (yazar)
Leyla Karaca (yazar)
Gülsen Özdemir (yazar)
Yasemin Mete (yazar)
Birgül Balkıs (yazar)
    
13
Fotoğraf: YAZARLIK AKADEMİSİ DERNEĞİ (YAZAK)-ACEMİ DERGİSİ İŞBİRLİĞİ İLE YENİ KALEMLERİ EDEBİYATA KAZANDIRMAK AMACIYLA I. ÖYKÜ YARIŞMASI DÜZENLENMİŞTİR. ŞARTLAR AŞAĞIDADIR.

1. Yarışmanın son katılım tarihi 27 Aralık 2013’tür. Sonuçlar 10 Ocak 2014 tarihinde Acemi dergisinin ve YAZAK’ın web siteleriyle facebook sayfalarında açıklanacaktır. . Ödül töreni 28 Ocak 2014 tarihinde yapılacaktır. Ödülün yapılacağı yer daha sonra ilgili web sayfalarında duyurulacaktır. 
2. Öykünün konusu, genel ahlak kurallarına aykırı olmamak şartıyla, serbesttir. 
3. Öykünün sayfa sınırlaması yoktur.
4. Öykü 12 punto, Times New Roman, bir buçuk satır aralığı ile word.doc formatında hazırlanıp bir CD’ye rumuzla kaydedilmelidir. Yarışmacının özgeçmişi, vesikalık resmi ve iletişim bilgileri ayrıca bir küçük zarfın içine konulmalı, zarfın üzerine rumuz yazılmalıdır. Üzeri rumuzlu bu küçük zarf, daha sonra CD’nin olduğu büyük zarfın içine konulmalı ve büyük zarf da yine rumuzla son başvuru tarihinde aşağıdaki adreste olacak şekilde gönderilmelidir. 
Alemdar mah. Alayköşkü cad. Hasoğlu İşhanı K: 3 Cağaloğlu Fatih/İstanbul 
5. Yarışmaya katılan eserler, internet ortamı dahil hiçbir yerde yayımlanmamış ve ödül almamış olmalıdır.
6. Birinci olan yarışmacıya 1.000 TL+plaket, ikinci olan yarışmacıya 500 TL+plaket, üçüncü olan yarışmacıya 250 TL+plaket verilecektir.

Jüri üyeleri
Şeref Yılmaz (YAZAK/Başkan)
Hasan Parlak (Acemi/editör)
Hatice Eğilmez Kaya (yazar)
Leyla Karaca (yazar)
Gülsen Özdemir (yazar)
Yasemin Mete (yazar)
Birgül Balkıs (yazar)

öteki gecenin şiiri/ne epigraflar


  I-

...sen ey

ruhu -deniz-
yüreği -kara- olan çocuk
şiirin son dizesinde kalmış bedenin 
ellerin  / bir yaz gününden
hâlâ ağustos kokar


II-
gözlerinde biraz nem biraz hüzün 
 biraz da birikmiş yıldızlar
kutsal bir prizmadan dağılmışsın evrene
ahkerler değmesin-  diye narin tenine
anne tınısını içine bırakmışsın
sen eylül olmalısın
ey çocuk
eylül olmalısın
dünya yıkılmış sen altında kalmışsın

 III-
ah çocuk
 nedir bu  yaşamındaki   paradokslar
 baharları  kışları tekrarlatan
 saçlarında biraz yağmur biraz rüzgâr
 biraz da karlar
  yaralanıyorsun yaşadıkça
bir yer olmalı
matemden  uzak / çepeçevre gülistan


IV-
 ve dizlerin kanadıkça
 düğüm düğüm olur için
oysa sen gülmelisin gamzelerinle
  solgun bir yüz / ürkek / -gibi-  darağacında
  yakışmaz  sana

V-
ah bir de düşlerin var senin / çocuk
 düşlerin / gecenin ela renginde
 avuçlarında irem
 zaman  çok mu hızlı götürmüş seni
 ondan mı
dönemeyişin geriye

VI-
ama bilmelisin
öylesine dingin ki  bakışın
kalmazsın  pürtelaş  içinde
susar
kendinde kanarsın / güneş dağlarda
poyraz erguvanlarda
  kimseleri incitmezsin
ondandır duruluğu  sözlerinin

VII-
 ...sen ey
bağrında çiğdemler açan çocuk
cemreler kopar  gülüşünden
gülüşün tropikal
..ve  ellerin / bir yaz gününden
hâlâ ağustos kokar

ferda balkaya çetin
Mavi Dergisi/ Güz 2013
Acemi Dergisi / Kasım Aralık 2013

24 Ekim 2013 Perşembe

La - Le


La
- Le

her nefes
bir sese eklendi
her ses bir düşünceye
büyüdüm ben

sıkıldım kendimle konuşmalarımdan
bir arpa boyu yürüdüğüm mesafe
ah benim kehribar kokulu yalnızlıklarım/La
 didiştiğim iç hesaplaşmalar
söyledi, söylendi, duydum, unutmadım
 bir kraliçeye yakışan alınganlıkla mağrur
 suskularım ördüğüm sabır

23 Eylül 2013 Pazartesi

Green Grass ( Tom Waits ) - CIBELLE


GREEN GRASS
 Lay your head where my heart used to be
Hold the earth above me
 Lay down in the green grass
 Remember when you loved me

2 Eylül 2013 Pazartesi

KÜSMEK NEDİR BİLİR MİSİN


KÜSMEK nedir bilir misin?..
Küsmek DÜRÜST' LÜKTÜR.
Çocukçadır ve ondan dolayı SAF' TIR..
YALANSIZ' DIR.
Küsmek; SENİ SEVİYORUM' dur...
Vazgeçememektir.
Beni anlatır KÜSMEK.
KIZDIM ama hala buradayımdır, gitmiyorumdur, gidemiyorumdur.
KÜSMEK; nazlanmaktır, yakın bulmaktır, benim için değerlisindir.
KÜSMEK, sevdiğini SÖYLE demektir... Hadi ANLA demektir...
KÜSMEK; umuttur, acabaları bitirmektir, emin olmaktır...

Yani, diyeceğim o ki:
BEN SANA KÜSTÜM !..



Nazım Hikmet


(Hemdemtepe Blog)

1 Eylül 2013 Pazar

Eylül Hüznünde Bir Aşk

“Ne içindeyim zamanın
Ne de büsbütün dışında
Yekpâre geniş bir ânın
Parçalanmaz akışında” A. H. Tanpınar 


Öyle bir an gelir ki,
Yaşadığınız evrenden soyut,
Henüz keşfedilmemiş bir gezegendeymişsiniz gibi,
-yerçekiminin olmadığı üstelik-
Zamanın ruhunu salt kendi bedeninizde taşıyormuşçasına içinizdeki hükümdar
coşkusundan egemen olmak istersiniz kâinatın evrelerinden geçen her canlıya
hatta cansıza…
İçselleştirdiğiniz ütopik bir dünyadan.
Henüz bilmediğiniz şairane yanınızla sonsuzluğa açılan kapılardan sevginin
bilinmeyen sırlarına ulaşırsınız.
Fuzuli’den, Hayali’den, Baki’den, Nedim’den…
Şairlerin olduğu yerde dil susar gönüllere akar beyitler.
Duygularınız, kuralsızlığın ellerinde hüküm sürmekte.
Tarihin sararmış yapraklarına doğru başlayan yolculuğunuz Kerbela’dan, belki
Roma’dan, belki de Vatikan’dan kesitler sunacak,
Fırtına öncesi sessizliğindeki Tuna’nın ihtişamına tanık edecektir sizi.
İstanbul kıyılarına vuran bir sevdanın vuslat ve ayrılığının,

25 Ağustos 2013 Pazar

iyimser


daha çok çiğdemler açsın istiyordum belki
safran rengindeyken güneş
yüzünü arıyordum belki dünya haritasında
mahur bir besteyle
bir tren geçiyordu her seferinde
akşam
sabah
bir yer kayıyordu ayaklarımın altından
ben yükseliyordum metal bir dolunaya

ferda balkaya çetin

16 Ağustos 2013 Cuma

Elf


sen dans ederken  üzerime düşen gün, bir damla kan gibi
batırıyor güneşi. sesinde melodik bir tını
çıkageldin tarihten
biraz ölümsüz biraz insan, dağı ve denizleri bırakıp.
ormanlardan seyre dalarak gökyüzünü, ünledin
doğanın damıttığı müzikle çizdim ben de cennetinin resmini
saçlarımda yakut gözlerim zümrüt.

14 Ağustos 2013 Çarşamba

gül/e yakın sevmeler

nisan
-mümkündür
taşın dile gelmesi
uzun bekleyişler ardından-

tanıdık bir fotoğraf yüzün
kederlerini taşır
 ve esmer suskunluğunu yılların
alnında
vakur ışıltılar

11 Ağustos 2013 Pazar

inanç


bizi alıp yazgılarımızla  iniltisiz
kurtarıp acı bir düşünceden zaferle
biriken sağnaklarından savrulur sesler
gözlerimizin
ta yüreğimizden bir can gülümser

bir kadın
şarkıya yükler hüzünlerini
düşsel bir gezegenden seslenircesine
ve kendiyle yaşıt  bunca yıl tükettiği
bir ömür / örselenen

4 Ağustos 2013 Pazar

VEDA




Yitirdim cebimdeki bütün adresleri
Yağmurlar, yağmurlar ortasında kaldım
Aklımı boğacak o selleri
Ben kendi damarlarımda yarattım

Artık ne bir satır yazı, ne de bir selam
Tek kişilik bu oyunda rol alabilir
Gitti bütün seyirciler, boşaldı salon
Geride kalan yalnızca, yalnızca maskelerdir

Eli naylon güllü o dostlukların
Bir tek anısı ve sızısı yok içimde
Yitirdim cebimdeki bütün adresleri
Kendimi kazandım bir başka biçimde...

 Ahmet Erhan

************


Şair Olmak Zarar Ömüre

Şiirler yazdım, türküler söyledim
En çok birilerini sevdim en çok
Aynalara sürdüm yüzümü olur olmaz yerde
Dişimi çiçeklerle biledim

Yorgunum diyorsam da inanma, değilim
Yaşarım daha yıllar yıllar
Ellerim hep böyle yaramın üstünde
Acının tarihini düşerim

Işık karanlıktır nice
Ayırabilirsen ayır elin erdiğince
Ben bildiğimi söylerim
Şair olmak zarar ömüre...

Ahmet Erhan

*************

 ŞAİR DÜNYA SANA KÜSMÜŞ DİYORLAR
 
Şair, dünya sana küsmüş diyorlar
Sen barışamazken kendinle bile
Her varlık beyninin bir uzantısı olsa, neye yarar
Çığrından çıkmış bu evrende?
Doğanın bir anlık dalgınlığından doğdun
Suyun, toprağın yalnızlığından
Hep kendi içinde yürür durursun
Tanrıların gücenik kalması bundan
Kumdan kaleler yapıp, bozmakta üstüne yoktur
Beş duyunu yüzle çarptığın görülmüştür
Şimdilik yirmidört bilinmeyenli bir denklem yaşamın
Bir gün elbet aylara, günlere de bölünür
Şair, dünya sana küsmüş diyorlar
Enlemleri, boylamları birbirine karıştırdığın için
Bizimle uzlaşmadı, diye bağırıyor dinibütün olanlar
Sonun kötüye varacak, bildiririm…

Ahmet Erhan
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...